DUYURULAR

  • Sitemiz yeni tasarımıyla hizmete başlamıştır.
  • Site hız ve performans yönüyle modifiye edilmiştir.
  • Sitemizde yasadışı hiç bir paylaşım yapılmamaktadır.
  • İçerikler hakkında itirazlarınızı iletişim sayfamızdan bizlere iletin.
  • Site iletişim sayfasından siteyle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz. Tıkla
  • Bu siteye sizinde katkılarınızı bekliyoruz. ...
  • Sitemizdeki içerikler için lütfen seviyeli yorumlar yapın,
  • Küfürlü, hakeretli şekilde konuşanlar siteden banlanacaktır.
  • Anlayışınız için şimdiden teşekkürler.
Hot News
Anasayfa » Araştırma » Evrenin Hakikatleri ve Bilimsel Gerçekler
Araştırma 2013
kainat ve diriliş

Evrenin Hakikatleri ve Bilimsel Gerçekler

Haber Tarihi: 09 Temmuz, 2013,Salı | | Kategorisi: Araştırma, Dinler

Evrenin Hakikatleri ve Bilimsel Gerçekler; bu yazıda, Kuran metninin evrenin tarihine ilişkin açıklamalarının yüceliğini, modern teorilere ve bugün evreninin hakikatleri diye adlandırdığımız tezlere üstünlüğünü sizlerle paylaşama amacındayız.  Aynı zamanda, sözkonusu Kuran metinleriyle uyumlu hale gelmesi için, bilimin konu hakkındaki verilerini gözden geçirip belirli tashihlerde bulunarak ilme de büyük bir hizmet sunma amacında olacağız.

evren ve islam

Bu yazının diğer bir amacı da, günümüzün kozmoloji ve astronomi alimlerinin, ilmin ufuklarını keşfetmek ve aydınlatmak için istifade etmeleri gereken Kuran müfessirlerinin ilmî görüşlerini vuzûha kavuşturmaktır. Diğer yandan, evren ilimlerinde derinleşip zirveye ulaşabilmek için Kuranî kavramların kullanılması gerektiği hususunda bende kesin bir kanâat oluşmuştur. Kozmoloji (evrenin tarihi) ilmi ile ilgili sunacağımız 10 ana hakikat, Kuran-ı Kerim’in ilmî hakikatlerinin, bu bilimin üzerine oturduğu “temel” olduğunu kesin bir şekilde göstermektedir. Şüphesiz ki, evrenin doğumu/yaratılışı, zaman içerisinde gelişimi ve akibeti ile ilgili mutlak gerçeklerin bilinmesi, ancak Yüce Yaratıcı’nın bildirmesiyle mümkün olabilir. Zira, yaratılış hakikatini, yani evrenin tarihine ait hakikatleri beyan etme konusunda son sözü söylecek olan kaynak, Kuran-ı Kerim ve Sünnet-i sahiha’dır. Kuran-ı Kerim’in modern bilimi hayret ve şaşkınlığa iten bu meyandaki incilerinden bazıları şunlardır: yer ve göklerin bitişikken ayrılması, göğün dumanı (gaz), göğün kurulup dizayn edilmesi, göğün yol ve yörüngeleri, yer ve göklerin melekûtu, alemlerin çokluğu, göklerin, yerin ve hayatın sonu ilgili beyanları vs… Kuran’ın, bazen işaret yoluyla, bazen de açık bir şekilde değindiği bu bilimsel konular, müfessirlerin evren ve astronomi ilimlerinin henüz bugün ki şekliyle bilinmediği bir dönemde ortaya koydukları sözkonusu mevzular hakkındaki “orjinal anlayış”ın günümüzün kozmologları tarafından da üzerinde durulup tartışılması gerçekten çok enteresandır ve dikkat çekicidir.
Elinizdeki bu çalışmamız, kozmolojinin hakikatlerini beyan eden bir mukaddime ile başlayacak, sonra da konu ile ilgili bazı önerilerde bulunacağız. Cenab-ı Hakk’tan tevfik ve inayet; yanılgıya düştüğümüz ve eksik bıraktığımız hususlarda da af ve mağfiret dileniyorum; elimde Allah (c.c) ve Rasul’ünün sevgisi, Kuran ve Sünnet’e hizmet aşkı ve gayesi dışında bir zâd ve azığım yoktur .

MUKADDİME:

Kuran-ı Kerim’deki bilimsel i’caz harikalarından bir tanesi de, evrenin doğumundan ölümüne kadar olan tarihinin 8 muhkem ayette yazılı olmasıdır. Yerin ve göklerin yaratılışına dair Kuran’da varit olan yüce hakikatler, evreninin tarihini doğru bir şekilde anlayabilmeleri için bilim adamlarına yol göstermeye ve önlerini aydınlatmaya devam edecektir. Yer ve göklerin (evren) doğumundan bahseden ayet de, bu 8 ayet içerisinde yer almaktadır:
Hakkı inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hala inanmayacaklar mı? (Enbiya: 30).
Diğer bir ayet ise, göğün sağlam yapısına ve onun genişlediğine işaret etmektedir:
Göğü Biz çok sağlam bir şekilde bina ettik, onu genişleten Biziz. Çünkü Biz geniş kudret ve hakimiyet sahibiyiz (Zariyât: 47). 
Şu dört ayet de yer ve göklerin “âlemlerin” üç aşamalı gelişim sürecini detaylı bir şekilde izah etmektedir:
De ki: Siz dünyayı iki günde yaratan Allah’ın tek İlah olduğunu inkâr edip O’na birtakım eşler, ortaklar mı uyduruyorsunuz? Halbuki bütün bunları yapan, Rabbulâlemindir. O, yerin üstünde yüce dağlar yarattı, orayı bereketli kıldı ve orada arayıp soranlar için gıdalarını, bitkilerini ve ağaçlarını tam dört günde takdir etti, düzenledi. Sonra iradesi bir gaz halinde olan göğe yöneldi. Ona ve yere şöyle buyurdu: İsteyerek de olsa, istemeyerek de olsa emrime gelin!” onlar da: “Gönüllü olarak geldik.” dediler. Derken, iki gün içinde, gökleri yedi kat olarak şekillendirdi ve her bir göğe kendisine ait işi vahyetti. Biz dünya semasını kandillerle, yıldızlarla süsledik, bozulup yıkılmaktan koruduk. İşte bu, azîz ve alîm (üstün kudret sahibi, her şeyi en mükemmel tarzda bilen) Allah’ın takdiridir (Fussilet: 12-19).
Son olarak, yerkürenin akibetinin “kabz” ve göklerin nihayetinin “dürülmek” olduğunu belirten iki ayet de şunlardır:
Ama onlar, Allah’ın kudret ve azametini hakkıyla takdir edemediler, O’na lâyık tazimi göstermediler. Halbuki bütün bir dünya kıyamet günü O’nun avucunda, gökler âlemi de bükülmüş olarak elinin içindedir. Böyle bir azamet ve hâkimiyet sahibi olan Allah, onların uydurdukları ortaklardan yücedir, münezzehtir (Zümer: 67).
Gün gelir, gök sahifesini, tıpkı kâtibin yazdığı kağıdı dürüp rulo yapması gibi düreriz. Biz ilkin yaratmaya nasıl başladıysak diriltmeyi de Biz gerçekleştiririz. Bu, üzerimize aldığımız bir vaaddir. Bunu gerçekleştirecek olan da Biziz (Enbiya: 104).
Bu sekiz ayet, astronomi ve kozmoloji bilimlerinin kendileri ile süslenmeleri gereken inciler mesabesindedir ve bu hususta kozmoloji âlimlerinin yaptığı şey de – araştırmada görüleceği gibi – söz konusu ayetlerin işaret ettiği hakikatleri keşfetmekten başka bir şey değildir. Bundan dolayı, yukarıda zikrettiğimiz ayet-i kerimelerin, evren ve tarihi hakkındaki bütün konuşma ve yazılara serlevha yapılması gerekmektedir.
Kozmoloji âlimleri, bu ayetlerde varit olan hakikatleri derinlemesine anlayabilselerdi muhakkak onları araştırmalarında yollarını aydınlatan rehber edinirlerdi .
Konunun detaylarına geçmeden önce, Kuran-ı Kerim’in ilk referansım ve müracaat kaynağım olduğunu ifade etmek isterim; çünkü bütün dallarıyla beraber kozmoloji ve astronomi bilimleri ne kadar gelişirlerse gelişsinler yer ve göklerin yaratılışı hakkındaki mutlak ve kesin bilgilere ulaşamayacaklardır.

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31

Bu Konu İle İlgili Diğer İçerikler

468x60 REKLAM ALANI
Yorum Saysısı 1 Yorum
Sizinde bir katkınız olsun

  1. muhammet diyor ki:

    kuranda sunnet yoktur yahudilerin geleneğidir
    9000 bin ceşit hastalık varsa bu sayede insan zekasını kullanarak bu hastalıklara care bulmuşlardır ve bulacaklarda bu allahın insanlara bahsettiği aklın vasıflarındandır sizin prof olmanızda bu nedenledir

Yorum Durumu: 1 Yorum
Sizinde bir katkınız olsun

Buraya Yorum Bırakabilirsiniz

XHTML: Kullanabileceğiniz Kod Etiketleri: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>