tarafından dağıtılmaktadır Adcash
elektronik sigara | mobil film
SEÇİLENLER

Anasayfa > ARAŞTIRMA > Genel > Firavun Tutankamon_Tutankhamun

Firavun Tutankamon_Tutankhamun
Son Güncellenme : 18 Eyl 2011    764 izlenme
Sosyal paylaşım sitende paylaş!

Kutsal hayvanları kaz ve koçtur. Orta Krallık Dönemi’nde sadece yerel bir tanrıydı ama Tebliler Mısır’a hakim olunca Amen önemli bir tanrı oldu. 

 
M.Ö.1333- 1323 yılları arasında hüküm sürmüştür. Asıl adı, Tutankhaton’dur. Tektanrılı Aton dinini kuran, IV. Amenotep’in(Akeneton) kızı ile evlenmişti. Kaynatasından sonra tahta çıktı. Saltanıtının ilk çağları,  Eski Amon dininin papazları ile uğraşmakla geçti. Bu güçlü din adamları, genç kralı, eski dine dönmek zorunda bıraktılar.

Böylece, IV Amenetep’in(Akeneton) kurduğu Aton dini söndü. Eski dine dönürdükten sonra, firavun, papazların zoru ile,Tutankhaton adı yerine Tutanhamun adını aldı.

Tutanhamun’un çağı barış içinde geçti. Çok genç yaşta ölen bu kraldan sonra, Mısırlılar’la Hititler arasında eski çağların en büyük çarpışmalarından olan Kadeş Savaşı oldu.

Ramses savaşa hazırlandı Ra birligi yokedildi ve Ramses’in kampı savunmasız kaldı. Hitit casusları konuşturuldu ancak bir işe yaramadı. Ramses tuzaga dusurulmuştu. Sadece Amon birligiyle harekete geçebilecekti.

Tutankamon’un kolyesinin esrarı
240424 Firavun Tutankamon Tutankhamun

Mısır’ın efsanevi firavunlarından Tutankamon’un kolyesindeki taşların Dünya dışından kaynaklanan bir patlamayla yeryüzünde oluşmuş bir cam olduğu düşünülüyor. 

245965 Firavun Tutankamon Tutankhamun

Mısır’ın başkenti Kahire’deki Mısır Medeniyetleri Müzesi’nde 1996 yılında araştırma yapan İtalyan arkeolog Vincenzo de Michele, Tutankamon’un sarı-yeşil renkli bir kolyesini incelemeye aldı. De Michele, değerli bir taş olduğu var sayılan bu kolyenin aslında camdan olduğunu ve Mısır uygarlığından dahi çok daha önce yapıldığını ortaya çıkardı. Bu tespit Mısır arkeologları arasında şaşkınlık yarattı. Mısırlı jeolog Ali Bereket de söz konusu camın, doğada Sahra Çölü’nün gözden ırak bir bölgesinde kumun içine karışmış şekilde bulunduğunu ortaya çıkardı.

Tutankamon’un kolyesini süsleyen bu taşın nereden geldiği, kimler tarafından şekillendirildiği ise bir soru işareti olarak kaldı.

DÜNYA DIŞINDAN KAYNAKLI
Avusturyalı astronom Christian Koeberl, söz konusu camın ancak çok yüksek bir sıcaklıkta meydana gelebileceğini, bu sıcaklığa ise yeryüzünde ulaşmanın mümkün olmadığını öne sürdü. Koeberl, camın uzaydan Dünya’ya geldiğini iddia etti. Ancak, camın bulunduğu bölgede meteor düşmesine kanıt sağlayacak herhangi bir bulgu yoktu. 
Mısırlı uzman Ali Bereket Tutankamon’un kolyesindeki taşın aslında Sahra Çölü’nde bulunan bir cam olduğunu ortaya çıkardı. 

tutankamon Firavun Tutankamon Tutankhamun

240425 Firavun Tutankamon Tutankhamun

Mısırlı uzman Ali Bereket Tutankamon’un kolyesindeki taşın aslında Sahra Çölü’nde bulunan bir cam olduğunu ortaya çıkardı.

ABD’li jeofizikçi John Wasson ise camın solüsyonunun Sibirya menşeili olduğunu öne sürdü. Wasson, uzaydan gelen göktaşlarının daha önce gökyüzünde şiddetli patlamalara yol açtığını ve benzer bir patlamanın da Mısır çöllerinde gerçekleşmiş olabileceğini belirtiyor.

ATOM BOMBASINDAN DAHA GÜÇLÜ OLMALI
İlk atom bombası için 1945 yılında yapılan denemelerde yapılan patlamalardan sonra New Mexico Çölü kumlarında incecik bir can tabakası meydana gelmişti. Ancak Mısır Sahra Çölü’ndeki kumlardaki cam tabakasını atom bombası deneylerinin yarattığından çok daha kalın. Bilim insanları, çölde atom bombasının etkisinden daha kalın bir cam tabakası yaratacak patlamanın ne olduğunu sorguluyor. 
Tutankamon’un yüzü şimdiye dek bulunana heykeller ölçü alınarak bilgisayarda yeniden yaratılmıştı.

Böylesine bir patlama ilk kez 1994’te, Shoemaker-Levy kuyrukluyıldızı Jüpiter’le çarpıştığında meydana geldi. Hubble Teleskobu bu çarpışmada Jüpiter’in atmosferinde oluşan şimdiye dek bilinen en büyük ateş topunu gözlemledi. 

TARİHTE ÖRNEĞİ VAR
John Wasson, Güneydoğu Asya’da 800.000 yıl önce gerçekleşmiş doğal bir patlamada Sahra Çölü’nde meydana geldiği düşünülen patlamadan çok daha büyük bir etki yarattığını ortaya attı. Bu patlamadan sonra da 750 kilometre kare’ye yayılan bir alan yüzeyinde cam tabaka bıraktı. Patlamada herhangi bir krater deliğinin olmaması göktaşı ihtimalini de devre dışı bırakıyor. Wasson, bu patlama esnasında bölgedeki insanlar dahil tüm canlıların da öleceğini vurguluyor.

moneda%20fenicia Firavun Tutankamon Tutankhamun
Wasson’a göre, benzer bir olay Sibirya’nın Tunguska bölgesinde de gerçekleşti; hatta Hiroşima’ya atılan bombanın da benzer bir etkisi olmuştu. 

PATLAMANIN KAYNAĞI SORU İŞARETİ
Sandia Ulusal Laboratuvarı’nda görevli Mark Boslough, Jüpiter’i etkileyen söz konusu dev patlamayı süperbilgisayarda Dünya için bir simülasyonunu yaptı. Boslough, böylesi bir patlamanın yüzeyde 1.800 santigrat derece bir sıcaklık yaratacağını vurguluyor. 
Mark Boslough’a göre Tutankamon’un kolyesindeki camın oluşması için atom bombasının on binlerce katı büyüklüğünde bir patlamanın gerçekleşmiş olması gerek. 

Simülasyonda böylesi bir patlamanın Sahra Çölü’nde bulunan ve Tutankamon’un kolyesini süsleyecek kalınlıkta bir camın da meydana gelebileceği ortaya çıktı. Simülasyonla ilgili olarak Boslough şunları söyledi; “Tutankamon’un kolyesindeki camın oluşması için atom bombasının tesirinin on binlerce katı bir patlamanın meydana gelmiş olması gerekiyor. Şimdi esas soru bu şiddete ulaşacak patlamanın yeryüzündeki kaynağı nedir?”

Tarihin en büyük arkeolojik keşfinin, “Tutankamon’un mezarının ortaya çıkarılması” olduğu söylenegelir. Oysa ki Tutankamon, Mısır tarihinin çok önemli firavunlarından biri değildir. Hele hele bir Ramses hiç değildir. Peki arkeolojik açıdan onu bu denli önemli kılan olay nedir?…

Tutankamon Havanın iyice ısınmaya başladığı bir anda hem güneşten kurtulmak hem de Krallar Vadisi’nde bizleri bekleyen firavun mezarlarının içine girmek için sabırsızlanıyoruz. Hepimiz öncelikle vadide bulunan onca mezarın içinde Tutankamon’un mezarını arıyoruz.

Eski Mısır”da insanlar inançları gereği hayatlarının büyük bir bölümünü öbür dünyaya hazırlık yaparak geçirirlerdi. Hele bu kişiler birer firavunsa ölüm sonrasını o kadar abartırlardı ki; daha tahta çıkar çıkmaz kendileri için inşaatı yıllarca sürecek görkemli mezarlar yaptırmaya koyulurlardı. Ölümden sonra yeniden dünyaya gelineceğine inanıldığı için de ölen kişinin tüm değerli eşyaları kendisiyle birlikte geniş bir mezar odasına konulurdu. Amon Ra’nın temsilcisi ve ülkenin mutlak hakimi firavunların mezar odalarının içi hayal edilemeyecek kadar değerli eşyalarla dolup taşardı. İşte bu durumu çok iyi bilen halk, Eski Krallık döneminde firavunların hazine dolu görkemli mezarlarına göz diker, tüm önlemlere rağmen firavun mezarlarını yağmalamak için binbir türlü hüner sergilemekten çekinmezlerdi. 

Nitekim bu yolla Gizza bölgesindeki büyük piramitlerin içindeki mezarlar bile soyulmaktan kurtulamamış. Bunun üzerine Yeni Dönem firavunları çareyi halktan gizli, insanların yaşamadığı ıssız bir çöl vadisinde tüm hazineleriyle birlikte, yerin metrelerce altına yaptırdıkları mezar odalarına gömülmekte bulmuş.

Luksor’un batısındaki çölde bulunan Krallar Vadisi’nde toplam 62 mezar bulunuyor. Bunlardan sadece 33’ü firavunlara ait. Vadiyi gezerken elbette bu mezarların hepsini görme şansımız yok, aldığımız biletle içlerinden birkaçını ancak görebiliyoruz. Görüyoruz görmesine de, buradaki firavun mezarlarının hepsi soyulmaktan kurtulamamış. Anlaşılan mezar soyguncuları için firavunların bu gizli yere gömülme fikri pek de işe yaramamış. Yine de bu firavun mezarlarından sadece biri istisna olarak hiç soyulmadan günümüze kadar gelebilmeyi başarmış. Hangisi mi? Tutankamon’un mezarı. Dünya tarihinin en büyük arkeolojik keşfinin, “Tutankamon’un mezarının ortaya çıkarılması” olduğu söylenegelir. Oysa ki Tutankamon, Mısır tarihinin çok önemli firavunlarından biri değildir. Hele hele bir Ramses hiç değildir. Peki arkeolojik açıdan onu bu denli önemli kılan olay nedir? 18 yaşında hayata gözlerini yuman genç bir firavun olmasının etkisi vardır elbette, ancak onu diğer tüm firavunlardan ayıran esas özellik, mezarı hiç soyulmayan ve tüm hazinesi günümüze kadar ulaşan tek firavun olmasında gizlidir. Yani mezar hırsızlarının gözünden kaçırdığı bir ayrıntı olmasa Mısır tarihi içinde onca önemli firavun varken bugün Tutankamon’un pek de esamesi okunmayacaktı. Bu durum vadideki mezarları gezdiğinizde daha iyi anlaşılıyor. Diğer firavunların görkemli mezar odaları ve o odalara giden derin koridorlarla Tutuankamon’un mezar odasını karşılaştırdığınızda bu genç firavununkinin çok sönük kaldığı hemen anlaşılıyor. Bunun esas nedeni ise firavunun genç yaşta beklenmedik ölümü üzerine alelacele tüm değerli hazineleriyle birlikte vadideki küçük bir odaya gömülmüş olmasında yatıyor. Bu ünlü mezar odasını gezmek için ekstra para ödemek gerekiyor ama gelin görün ki; mezar odasında görülecek kayda değer hiçbir şey yok. Çünkü bu genç firavunun mumyası, lahiti ve tüm hazinesi güvenlik nedeniyle Kahire Müzesi’nde sergileniyor.

Tarihte yaptıklarından ziyade, mezarı soyulmadığı için tüm hazinesi günümüze kadar ulaşan tek firavun olması nedeniyle tüm dünyada en çok tanınan firavun olan Tutankamon MÖ 1361″de küçük bir çocukken çıktığı tahtta sadece 9 yıl kalabilmiş, esrarlı bir şekilde daha yirmisine bile gelmeden ölmüş.

Aradan aylar, yıllar, yüzyıllar, bin yıllar geçmiş, nice imparatorluklar, nice doğal afetler, nice krallar, nice padişahlar devri cihan eylemiş, derken tarihler Şubat 1922″yi gösterdiğinde İngiliz arkeolog Howard Carter 32 yüzyıl sonra genç yaşta ölen bu firavunun mezarını hem de hiç bozulmamış bir halde bulmayı başarmış. Krallar Vadisi’nde IV. Ramses’in mezarının altında kalan ve dar bir koridorla geçilen gizli iki odada iç içe geçirilmiş lahitler bulununca arkeologlar heyecandan küçük dillerini yutmuş ve daha o anda dünya tarihinin en önemli arkeolojik keşiflerinden birini yaptıklarını anlamışlar. Ahşaptan yapılmış devasa kutunun mührü tek tek açılmaya başlanınca firavunun som altından yapılmış lahiti tüm ihtişamıyla ortaya çıkmış. Bu buluş dünyada öylesine büyük yankılar uyandırmış ki; daha o yıllarda bile her kıtadan yüzlerce araştırmacı ve hali vakti yerinde olanlar, aylarca gazete manşetlerinden inmeyen bu mezarı ve firavunun hazinesini görebilmek için yollara düşmüşler. (Bugün bile Mısır hükümeti ülkenin tanıtımında Tutankamon’un yüz maskesini kullanıyor.) 

Mısır hükümeti hiç olmazsa bu firavunun hazinesini koruyabilmek için olağanüstü önlemler almış ve kurulan bir ekiple mumyayı ve hazineyi Kahire’ye getirip müzenin en güvenilir yerine yerleştirmişler. Sonraki yıllarda dünyada birçok Mısır bilimci arkeolog genç firavun Tutankamon’un mumyası üzerinde defalarca araştırmalar yaparak bu firavunun ölüm nedenini bulmaya çalıştı. Kimi iktidar kavgasına tutuşan komutanının ihanetine uğradığını savunurken, kimi de ayaklarının kırılmasından dolayı öldüğünü söyledi.

Dünya’da onca yankı uyandıran ve hatta günümüzde bile hala insanların akın akın Mısır’a gitmeleri bir dizi spekülasyonlara ve hatta gerçek üstü hikayelerin ortaya çıkmasına da neden olmuş. Büyük bir tesadüf eseri mezarı ortaya çıkaran ve firavunun tabutunu açan ekibin elemanları arka arkaya ve garip bir şekilde ölmeye başlayınca bu durumun firavunun lanetine uğradıkları yolunda bir hurafenin ortaya çıkmasına vesile olmuş. Bu söylentiler olayın gizemini daha da artırdığı için ülkeye daha çok turistin gelmesine neden oluyor ve bu da Mısır hükümetinin işine geliyor aslında.

MUSTAFA ANDIÇ
tutankamon Firavun Tutankamon Tutankhamun

TUTANKAMON
Mezarındaki inanılmaz zenginlik bulunduğu halde Tutankamon (MÖ: 1361-1352) hala hakkında en az bilgi bulunan firavundur. Tahta çıkma hakkını, ünlü kral Akhenaton (MÖ.1379-1362) ile kraliçe Nefertiti’nin kızı Prenses Ankhesenpaaten’le evlenerek elde etmişti. Tutankamon’un ebeveyninin kimler olduğu konusunda, bazı uzmanlar bu firavunun, ”Akhennaton’un Nefertiti dışında bir kadından olan oğlu” tezini ileri sürüyorlar. Bazı uzmanlara göre de Tutankamon, Akhenaton’un babası III. Amenofis’in (MÖ.1417-1379) birinci karısı Tiy’den doğmuştur. Kesin olan, Tutankamon’un III.Amenofis ve Akhenaton’şa akraba ve soylu olduğudur. Dokuz yaşında tahta çıkan ve adı 12 yaşına kadar “tutankaten” olan Tutankamon (Güneş tanrısı Amon’un yaşayan temsilcisi) krallar arası savaşlarını en yoğun olduğu dönemde doğmuştu. Kralların fethettikleri toprakların genişlediği ve komşu ülkelerden de altının ülkeye aktığı bu dönemde Mısır, dünyanın en zengin ülkesiydi Firavun vaktini, daha çok yönetimin bulunduğu Memphis’le geçiriyordu ama Mısır’ın başkenti Teb şehriydi. Tutankhamon’un tahta çıktığı sırada Mısır’ın bütün tapınakları bakımsızlıktan kırılıyordu.
Yönetimdeki karışıkların önü alınamıyor, Suriye’ye düşmanla çarpışmaya giden ordu sürekli yeniliyordu. Tutankamon “babası” Amon’un Ptah’ın ve diğer tanrıların altın heykellerini yaptırdı, çözülmüş olan rahiplik kurumlarını düzenledi, tapınakların hazinelerine büyük bağışlar yaptı. 
Akhenaton Güneş tanrısı Aton’a bağlı tek tanrılı bir düzen kurdu ve Mısır’lıları diğer tanrıları bırakmaları için zorladı. Başkenti Teb’den, Akhetaton(şimdiki Amarna) ya taşıdı. Firavun Akhenaton’un tersine “Eski Rejim”i canlandırdı ve III. Amenofis zamanında bitirilmemiş olan anıtların tamamlanması işine girişti. Bu işlerin arasında Luxor tapınağı da vardır. Bugün, Tutankamon’un tahtta kaldığı dokuz yıl boyunca askeri bir harekata katılmadığı düşünülüyor. Sadece keşif için general Horemhem komutasında Filistin’e ve Lübnan’a asker gönderdiği sanılıyor. 

Tutankhamon 19 yaşındayken aniden öldüğü için geride vasiyet bırakmamıştır. Kafatasında sol kulağın arkasında tahribat bulunduğu için, ölümünün bir kaza sonrasında olduğu sanılıyor. Ancak, şu anki Mısır bilimcilerin ürettiği senaryolara göre Tutankamon’un generali Horemheb, iktidarı ele geçirmek için Tutankamon’un kafasının arkasına sert bir cisim ile vurmuş ve ölümüne neden olmuştu. 

Mezarının yanında bulunan iki küçük tabuttaki ölü doğmuş bebeklerin, Tutankamon’la çok sevdiği eşi Ankesenamun’un çocukları olduğu sanılıyor. Bunun yanısıra hayvan mumyaları da bulunmuştur. Tutankamon’un mezarında bulunan lambada ise gün ışığı ile birşey görülmeyen, ancak zifiri karanlıkta görülebilen, ikisinin burun buruna figürleri bulunmaktadır. Tutankamon’un ölümünden sonra, tahta çıkan General Horemheb, Tutankamon’un tapınaklarını kendisine aldığı gibi, onun aldığı gibi, onun adını da unutturmak istemiş, ama bilinmeyen bir nedenle Tutankamon’un lahdine dokunmamıştı. 

Bunun, kendisinin işlediği cinayeti dikkat çekmemek üzere örtbas yöntemlerinden biri olduğu söylenebilir. İşte bu lahit,1922 yılında Lord Carnarvaon ve Howard Carter adlı iki İngiliz ejiptolog tarafından bulundu. Tam 3000 yıl sonra Horemheb’e ilginç bir oyun oynamış, sonunda yine Tutankamon üne kavuşmuştu.

Ünlü Mısır firavunu Tutankamon, 3 bin 300 yıl sonra canlandırıldı… 19 yaşında ölen firavunun silikondan ‘neredeyse kesin’ yüzü yapıldı

 Firavun Tutankamon Tutankhamun

KAHİRE – Mısırlı, Fransız ve Amerikalı uzmanlar ilk kez, ünlü Mısır firavunu Tutankamon’un, silikondan bir yüzünü yaparak, firavunun ‘neredeyse kesin’ yüz hatlarını oluşturdu. Firavunun x ışınıyla yapılan kafatası taramaları kullanılarak yapılan üç ayrı çalışma, çıkık elmacık kemikleri ve yuvarlak çenesiyle birbirine çok benzeyen genç bir erkek yüzü ortaya koydu. 
Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi Başkanı Zahi Havas’ın verdiği bilgiye göre, uzmanlar, yapılan yüzün şekli ve yüz hatları konusunda hemfikir, ama kulaklar ve burnun şekli konusunda fikir ayrılıkları var. 
Öte yandan yapılan incelemeler sonucu Tutankamon’un, ensesine aldığı darbe sonucu hayatını kaybettiğine ilişkin varsayımlar da tamamen ortadan kalktı. 

‘Başına darbe’nin kanıtı yok 
Havas, Tutankamon’un başına aldığı darbe sonucu öldüğüne dair kanıta rastlanmadığını belirterek, ‘İtalyan ve İsviçreli uzmanlarla yaptıkları incelemeler sonunda, Mısırlı uzmanların, Tutankamon’un, sol bacağındaki yaranın mikrop kapması ve hızla kangrene dönüşmesi nedeniyle öldüğü sonucuna vardıklarını’ söyledi. 
Uzmanlar, genç yaşta ölen firavunun çocukluk döneminde hiçbir hastalık geçirmediğini ve sağlık durumunun çok iyi göründüğünü de vurguladı. Mısır hanedanının 12. firavunu olan ve 3 bin 300 yıl önce, dokuz yaşında taç giyerek 10 yıl hüküm süren Tutankamon 19 yaşında ölmüştü. Son derece zengin olan ve hırsızların talanına uğramadan bugüne gelen Tutankamon’un mezarı, 1922 yılında Britanyalı arkeolog Howard Carter tarafından bulundu.

 Firavun Tutankamon Tutankhamun
Mısır’ın en genç ve gizemli firavunu Tutankamon’un yüzü ilk kez sergileniyor.
Tutankamon’un mezarı İngiliz kaşif Howard Carter tarafından 1922′de bulunduTutankamon’un mumyası, Mısır’ın Luksor kentindeki Krallar Vadisi içindeki mezarında iklim kontrollü bir kutu içinde sergilenmeye başlandı.
Mısır firavunları arasında en fazla ilgi çeken Tutankamon’un mezarı İngiliz kaşif Howard Carter tarafından 1922′de bulundu. 
Mezarın bulunmasından bu yana firavunun yüzünü yalnızca 50 kişinin, lahdini ise binlerce kişinin gördüğü tahmin ediliyor.
3 binden fazla yıl önce genç yaşta ölen Tutankamon’un yüzü, mumyalama tekniği sayesinde aynen korunmuştu. 
Firavunun yüzü, sergi boyunca da ısı ve nemden korunacak. 9 yaşında taç giyen ve 19 yaşında hayatını kaybeden Tutankamon’un mezarında bulunan hazineler, dünyayı büyülemiş ve milyonlar caziyaretçiyi Krallar Vadisi’ne çekmişti.
Mısırlı arkeolog Zahi Havas, Tutankamon’un geriye kalanların ve diğer kutsal emanetlerin, kalabalık grupların mezara beraberlerinde getirdikleri sıcak ve nemden dolayı tehdit altında olduğunu belirtiyor.
Krallar Vadisi’nde 3 bin 300 yıllık mezar odasından çıkarılan Tutankamon mumyası 2005′te röntgen cihazıyla üç boyutlu olarak incelenmişti. 
Ünlü firavunun öldürülmediği, muhtemelen uyluk kemiğindeki yaradan öldüğü açıklanmıştı. 
Tutankamon’un yüzünü merak eden bilimadamları, dijital teknolojiyle firavunun yüz hatlarını belirlemişti. 
Tutankamon’un mumyasının en içteki tabutu som altından, diğer üst katiki tabut altın işlemeli tahtadan yapılmış.

Çocuk Kral Tutankamon (Tutankhamun, Tutankhaton)

Tutankhamun ya da Tutankamon, (Amun’un yaşayan resmi ve Amun şerefesi adına) Mısır’lı bir firavundur. M.Ö. 1333 – M.Ö. 1323 yılları arasında hüküm sürmüştür. Asıl adı, Tutankhaton’dur. Tektanrılı Aton dinini kuran, IV. Amenotep (Akhenaton)’in oğludur. Babası ölünce, başka bir anneden olan yarı kız kardeşi Ankhesenamen ile evlenerek tahta çıktı. Saltanatının ilk çağlarında, Mısır’ın eski çoktanrılı dinine dönüş yaşandı. Kendisi de Tutankhaton adı yerine Tutankhamun adını aldı. Böylece, IV. Amenetep’in kurduğu Aton dini söndü.Tutankhamun’un çağı barış içinde geçti. Çok genç yaşta ölen bu kraldan sonra, babasına vezirlik, kendisine de küçüklüğünde naiplik yapmış olan Ay, dul kraliçe ile evlenerek tahta çıktı.Firavun mezarlarından sadece biri istisna olarak hiç soyulmadan günümüze kadar gelebilmeyi başarmıştır.[1]

necklaceoftutankhamun Firavun Tutankamon Tutankhamun

br010124 Firavun Tutankamon Tutankhamun

tutankhamon1 Firavun Tutankamon Tutankhamun
Ailesi

  1. Baba: IV. Amenhotep (Akhenaton) oldu.
  2. Anne: Prenses Kia
  3. Kardeşleri: Smenkhkare
  4. Eşi: Ankhesenpaaten
  5. Oğulları: yok
  6. Kızları: yok [1]

Akhenaton’un ölümünün hemen ardından, bütün ülkeye bu haberi duyurmak için ulaklar çıkartılmıştır. Bu haber, tüm ülkede üzüntü ve endişe yaratırken toplumun değişik kesimlerinde farklı duygular uyandırmıştır. Buna en çok sevinen kesim ise rahipler ve askerler olmuştur. Akhenaton o zamana kadar yapılmış olan süslü mezarların aksine basit bir mezar yaptırmış, süslemelerinde ise karısı Neferriti’nin imgelerini kazıtmıştı. Yapılan araştırmalarda Tutankamon’un babasının Akhenaton olduğu anlaşılmaktadır. Buna rağmen birlikte hiç resimleri kazınmamıştır. Tutankamon birisi hariç hepsi kendisinden büyük olan , altı üvey kardeşi prensesle birlikte kraliyet çocuk evinde büyüdü. Burada resim yapmayı ve kumlu arazide araba sürmeyi öğreniyordu. Babası şehri terk etmediği için kendisi de avlanmaya gidemiyordu. Sarayda bazı olayların kendisinden sakladığını, gelen mektupların gizlendiğini fark etti. Bunların yazılarının kendi yazılarına benzemediğini anlaması geç olmadı. Bu tabletler o zamanın uluslararası dili olan Akad dili ile yazılmıştı. Akhenaton’un ölümü ile kraliyet ailesi son yetişkinlerini de kaybetmiş oldu. Tutanhamon kraliyet soyundan kalan tek erkek çocuk olmasına rağmen henüz on yaşında idi. Yaşının küçük olması sebebiyle sarayda görevli memurlar arasında makam ve mevki kapma savaşı başladı. Bunun en büyük etkeni ise rahiplerden oluşmaktadır. Bu dönemde vezir Ay rahiplerin arasında üstünlüğünü kabul ettirerek diğerlerinden öne çıkar.

Taç giyme töreni için Teb’e yola çıkıldığında Tutankamon ve Anhesenamon ilk defa Amarna dışına çıkmışlardır. Eski Mısır’a döndükleri için yirmi yıldır kullanılmayan saraylar yeniden tamir edilir ve hazır hale getirilir. Tutankamon taç giyme törenini Karnak Tapınağında avluyu dolduran din adamları ve halkın huzurunda yapar.Kısa bir süre sonra kral ve kraliçe Armarna’ya geri dönerler. Fakat babalarının ölümünden sonra şehir eski canlılığını kaybetmiştir , sadece bir yıl kalabilirler. İki yıl içinde kraliyet tekrar Teb’e taşınır. Bir müddet sonra Armarna tamamen boşalır ve kimse kalmaz. Bunun üzerine Armarna’ya işçiler gönderilerek oradaki taş bloklar sökülerek başka projeler için kullanılır. [3]

deathoftutankhamon Firavun Tutankamon Tutankhamun

Tutankamon’un Ölümü

Dünya tarihinin en büyük arkeolojik keşfinin, “Tutankamon’un mezarının ortaya çıkarılması” olduğu söylenegelir. Oysa ki Tutankamon, Mısır tarihinin çok önemli firavunlarından biri değildir. Ramses hiç değildir. Peki arkeolojik açıdan onu bu denli önemli kılan olay nedir? Genç yaşında hayata gözlerini yuman firavun olmasının etkisi vardır elbette. Onu diğer tüm firavunlardan ayıran esas özellik, mezarı hiç soyulmayan ve tüm hazinesi günümüze kadar ulaşan tek firavun olmasında gizlidir. Yani mezar hırsızlarının gözünden kaçırdığı bir ayrıntı olmasa, Mısır tarihi içinde onca önemli firavun varken bugün Tutankamon’un pek de esamisi okunmayacaktı (Mısır hükümeti, ülkenin tanıtımında Tutankamon’un yüz maskesini kullanıyor.) Tutanhamun’un mezarını 1922′de İngiliz arkeologu Howard Carter buldu. Mezarında Mısır tarihini aydınlatan belgeler, çok değerli sanat eserleri vardı.
Bazı kaynaklar, bu firavunun rahip tarafından öldürüldüğünü yazar ancak mezardaki mumyanın bulguları ünlü firavunun genç yaşında ölmesi sebebinin bacağındaki kırıklar olduğunu belirtir. Tutanhamun’un zehirlendiği söylentisi de vardır. Mumyasını bulan ve ilgisi olanların da çok yaşamadığı boş rivayetler arasındadır. Gerçekten de bu firavunun çok genç yaşlarda çıktığı tahta yirmili yaşların başında veda ettiği bilinmektedir. bulunanlar arasında Tutankamon’un kolyesini incelemeye alan De Michele değerli bir taş olduğu var sayılan bu kolyenin aslında camdan olduğunu ve Mısır uygarlığından çok daha önce yapıldığını ortaya çıkardı. Söz konusu camın ancak çok yüksek bir sıcaklıkta meydana gelebileceğini, bu sıcaklığa ise yeryüzünde ulaşmanın mümkün olmadığı öne sürüldü. Uzaydan gelen gök taşlarının daha önce gökyüzünde şiddetli patlamalara yol açtığı ve benzer bir patlamanın da Mısır çöllerinde gerçekleşmiş olabileceği belirtiliyor. Ancak, camın bulunduğu bölgede meteora kanıt olabilecek herhangi bir bulgu yok.“Tutankamon’un kolyesindeki camın oluşması için atom bombasının tesirinin on binlerce katı bir patlamanın meydana gelmiş olması gerekiyor. Esas soru, bu şiddete ulaşacak patlamanın yeryüzündeki kaynağı nedir?” [1]
Bilim adamları, Tutankamon’un birçok kişinin düşündüğü gibi öldürülmediğini, av sırasında savaş arabasından düşerek öldüğünü belirttiler. Tutankamon’un 1922′de arkeolog Howard Carter tarafından lahdinin bulunmasının ardından mumyasının 1968′te röntgen cihazından geçirilmesiyle birlikte kafatasında bir çöküntü fark edilmiş ve kafasına vurularak öldürüldüğü düşünülmüştü.

Ancak gelişen tıp cihazları sayesinde yeniden çekilen ayrıntılı röntgenlerde yapılan incelemeler sonucunda Tutankamon’un ölmeden hemen önce bacağının kırıldığı tespit edildi. Mumya üzerinde son yapılan incelemeler ise çocuk kralın atlı arabada ava çıktığında arabadan düşüp bacağını kırarak kan zehirlenmesinden öldüğünü ortaya koydu.[4]

Bir Cinayet Şüphesi

Sonbaharın sonlarında on sekizinci yılını yaşamakta olan Tutankamon, tek başına uyumaya gider. Mısırlı köylüler eşleriyle beraber yatarken Mısır firavunları kraliçelerinden ve haremlerinden ayrı yaşarlardı. Tutankamon, basit eşyalarla döşenmiş bir odada uyumaktadır. Nöbetçilerden kurtularak gizlice odaya girmeyi başaran bir kişi pelerininin altında saklamış olduğu Mısır topuzu diye tabir edilen bir silahla kafasına vurarak yaralar ve geldiği gibi sessizce gider. Ertesi sabah hizmetçiler tarafından yaralı bir şekilde bulunur. Derhal vezir Ay ile karısı Anhesenamon’a haber verilir. Tapınaktan kafa yaralanmalarında uzman olan bir hekim çağırılır. Hekim firavunun kafasının tıraş edilmesi talimatını verir. Tıraştan sonra kafasındaki büyük bir yara görür. Kafasından darbe almış olduğu yerde kemik parçaları yoktu. Hekim aletlerini çıkararak yarayı temizler , fakat iyileşmesi ile ilgili yapabileceği fazla bir şey olmadığını , ölürse kendisinin suçlanacağını anlar ve tedavinin zaman alacağını ima eder. Kraliçe Anhesenamon üzüntü içinde büyücüleri çağırır. Büyücüler tarafından hazırlanan karışımla tedavi edilmeye çalışılır. Önce iyileşmiş gibi görünen firavun bir müddet sonra ağrıları artar ve ölür. Genç kral öldüğünde Krallar vadisinde bulunan ve yeni tamamlanmış olan bir mezara gömülür. Tutankamon’un bedeni mumyalanarak sonsuzluğa hazırlanmıştır.

Mumyalama işlemi fiziksel bir süreçtir. Her aşamasında dini törenler yapılır. En önemli aşaması ise vücudun çürümemesi için bedendeki nemin olduğunca çabuk bir şekilde kurutulması gerekmektedir. Mısırlılar ikinci bir hayata inandıkları için mumyalama işlemi yapmaktadırlar. Bu işlem sırasında yalnız kalbi vücutta kalır , işlevini bilmedikleri beyni atılarak geri kalan bütün organları tekrar dirildiği zaman tam olması için saklanırdı. Mumyalar sargılarla sarılarak süslenmiş tabutlara konur ve mezarında hayatta iken yapmış olduğu olaylar anlatılırdı. Ayinde hayvanlar kesilerek kurban edilirdi. Törenden sonra yemek verilir, kullanılan bütün malzemeler kırılarak bir çukura gömülür. [3]
Mezarı

Eski Mısır firavunlarından (krallarından) Tutankamon günümüze kadar bozulmadan ulaşabilmiş mezarıyla tanınır. Mısır’ın güneyin­de, Luksor yakınlarındaki Krallar Vadisi’nde yer alan bu mezar, 1922′de Lord Carnarvon’un yönetimindeki bir araştırma gezisine katılan İngiliz arkeolog Howard Carter tarafından ortaya çıkarıldı. Eski Mısır’da herkes gibi, ölen krallar da mumyalanır, ölümden sonraki yaşam için gerekli olduğuna inanılan çeşitli yiyecekler, içecekler ve değerli eşyalar­la birlikte gömülürlerdi. Bu yüzden kral mezarlarının bir çoğu sık sık hırsızlarca yağmalanmıştır. Tutanhamon’un mezarı, içindeki bütün değerli eşyalarla bir­likte el değmemiş olarak ortaya çıkarılan ender örneklerden biridir.
Howard Carter bu büyüleyici mezarın en iç bölümündeki odalara ulaştığında, kendi deyimiyle “olağanüstü şeylerle karşılaştı. Tutanhamon’un mumyası iç içe geçmiş üç tabutun içine yerleştirilmişti. Dıştaki iki tabut altın kakmalı tahtadan, en içteki tabut ise som altındandı. Tabutlar daha sonra taştan oyul­muş bir lahde konmuştu. Mumyanın başı kralın yüzüne benzeyen, değerli taşlarla be­zenmiş altın bir maskeyle örtülüydü. Mumya­nın üzerine ve sargıların arasına çeşitli değerli taşlar ve tılsımlar yerleştirilmişti. Eski Mısır’ da mumyanın başına yerleştirilen maskenin ölen kişiyi onurlandırmak, ruhlar dünyasına ulaşmasını kolaylaştırmak, ölen kişiyi kötü ruhlara karşı korumak ya da ölen kişinin ruhlar dünyasıyla ilişki kurmasına yardımcı olmak gibi işlevleri olduğuna inanılırdı.
Mezarda, lahdin bulunduğu odadan başka üç oda daha vardı. Bu odalarda heykeller, yataklar, sandalyeler, sandıklar, kutular, bir savaş arabası, silahlar, elbiseler, mücevher­ler, tıpkı gerçek yaşamdaki gibi ölümden sonraki yaşamda da gerekli olacağına inanılan çeşitli eşyalar, gereçler, şarap ve yiyecekler bulundu. Altın ve değerli taşlarla bezenmiş mobilyaların en güzel parçalarından biri de aslan başlarıyla süslenmiş, altın kaplama ah­şap bir tahttı. Buluntular arasında en ilginç parçalardan biri de hâlâ çalınabilir durumda olan basit bir trompettir. Bu paha biçilmez hazine M.Ö. 14. yüzyılda Eski Mısır’da kralların ne kadar zengin ve görkemli bir yaşam sürdüğünü göstermektedir. Ne var ki, Eski Mısır’daki öteki kral mezarlarıyla karşılaştırıldığında Tutanhamon’un mezarının sıradan bir kral mezarı olduğu söylenebilir. Mezardan çıkan buluntuların çoğu Tutanhamon’un sağ­lığında kullandığı özel eşyalardır. Yapılan inceleme ve araştırmalar bize Eski Mısırlıların günlük yaşantıları, alışkanlıkları ve geleneklerine ilişkin önemli bilgiler sağlamıştır.
Kral Tutanhamon’un mezarından çıkan buluntular Kahire’deki Mısır Müzesi’ne kondu. Ama mumya ve lahit Luksor’da kaldı. Tutanhamon Eski Mısır’da yaklaşık 200 yıl hüküm süren 18. hanedandan (M.Ö. yaklaşık 1539-1320) geliyordu. Tahta çıktığında henüz dokuz yaşındaydı; bu yüzden ülke yönetimini firavun naibi ve baş rahip Ay ile başkomutan Horemheb üstlendi. 10 yaşlarındayken krallı­ğını yasallaştırmak amacıyla, yönetimi sırasın­da Güneş tanrısı Aton’a dayalı tek tanrılı bir din oluşturmaya çalışan Kral Akhenaton’un üçüncü kızıyla evlendi. Tutanhamon hükümdarlığının ilk üç yılında önce Akhenaton’un benimsediği dinsel görüşleri değiştirmek ve tanrı Amon’a dönülmesini sağla­mak amacıyla, doğduğunda kendisine verilen Tutankaton adını Tutanhamon olarak değiştirdi. Eski tapınakları açtırdı, Amon rahiplerine ayrıcalıklarını geri verdi. Başkenti bugün Kahire yakınlarında bir kent olan Menfis’e taşıdı. Tutanhamon’un 18 yaşındayken bek­lenmedik bir biçimde ölümü ülkede şaşkınlık yarattı. Cenaze hazırlıkları acele bir biçimde yapıldı. Bazı uzmanların ileri sürdüğüne göre Tutanhamon Ay’ın kendisi için yaptırdığı mezara kondu. Tutanhamon’un Eski Mısır’ın siyasal tarihinde önemli bir yeri yoktu. Hatta mezarının yeri bile unutulmuştu. 20. hanedan döneminde mezarın üzerine VI. Ramses’in mezarı yapılmıştı. Eğer mezarı bulunmasaydı birkaç uzman dışında adını kimse bilmeyecekti. Mezarının el değmemiş bir biçimde ortaya çıkarılmış olması Tutan­hamon’un günümüzde adından en çok söz et­tiren firavun olmasını sağladı.
Eskiden Tutanhamon’un mezarına giren kimsenin, kutsal olan bir şeye saygısızlık ettiği için ceza olarak beklenmedik bir biçimde öleceğine inanılırdı. Lord Carnarvon’un me­zarın bulunmasından yaklaşık beş ay sonra sivrisinek ısırması sonucu ölmesi bu boş inan­cın yeniden canlanmasına yol açtı.[6]
Tutankamon’un mezarı krallar vadisi’nde yer almakta dır.Tutankhamun’un mumyası haricinde mezardan çıkarılanlar Kahire müzesinde sergilenmektedir. Mezar diğer mezarların görkemi yanında sönük kalır. Bugün bile bunun nedeni bilinmemektedir. Sanki Tutankamon aceleyle gömülmüştür. Araştırmacılara göre mezar bir soylu için hazırlanmaktaydı fakat o sırada Tutankamon ölünce aceleyle buraya gömdürüldü. Tutankamon’un mezarı iki odadan ve ilk odaya inen bir merdivenden oluşmaktadır. İlk odada bir at arabası, Tutankamon’un tahtı ve bunlar gibi Tutankamon’un hayattayken kullandığı paha biçilemez eserler bulunmuştur. Bu oda bulunduğunda, odanın Krallar Vadisi’nde yer almasından dolayı, bir mezar olması gerektiğini düşünen Howard Carter ve arkadaşları odanın duvarlarına vurarak duvarın arkasındaki boşlukları aradılar. Sonunda bir boşluk bulundu ve duvar kırıldı. Duvarın arkasındaki bir odada, yeni bir oda gibi görünen kocaman bir tahta kutu vardı. Kutu mühürlüydü. Howard Carter, mührü hayatında gördüğü ve göreceği en güzel şeyi görmüştü. Bir lahitin içindeki som altından tabut mum ışığında bile parlıyordu. Mükemmel Mısır işçiliği bu fazla bilinmeyen firavunun mezarında bile tüm gösterişiyle parlıyordu. Howard Carter bu keşfi ile kendisine iyi bir kariyer sağlasa bile fakirlik ve unutulmuşluk içinde ölürken cenazesine bir iki kişi dışında kimse katılmamıştır. Ayrıca mezara giren kişilerin ateşli bir hastalıktan teker teker ölmesi de firavunun laneti adında bir hurafe başlatmıştır.[1]
Mezarındaki Meyveler

Mısır’da firavun Tutankamon’un mezarında 3 bin yılı aşkın ve göreli iyi korunmuş 8 sepet meyve bulundu.Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi’nin açıklamasında, arkeolojik keşfin, Konsey Başkanı Zahi Havas başkanlığında bir Mısırlı arkeolog ekibi tarafından, Krallar Vadisi’ndeki Tutankamon mezarının hazine odasında yapıldığı belirtildi. 50 cm boyundaki sepetlerde bulunan ve Eski Mısır’da ölülere sunulan bir tür hurma olan palmiye meyvesinin hala iyi durumda bulunduğunu belirten Mısırlı arkeologlar, buradaki kazılarda ayrıca 20 adet bir metre yüksekliğinde armut biçimli kaplara rastlandığını, bunların firavunun öteki dünyaya yolculuğu için erzakla doldurulmak üzere konulduğunu düşündüklerini kaydettiler.[5]
BEBEK YÜZLÜ FİRAVUN

Bilgisayarda oluşturulan resim ile 1922 yılında İngiliz antropolog Howard Carter’in firavunun mezarında bulduğu altın heykel arasındaki ciddi benzerlik bilim insanlarını şaşırttı. Uzmanlar bunu Eski Mısır’da resim sanatının son derece ilerlemiş olmasına bağlıyor.

Bilgisayar resminde, Tutankamon sakalsız yüzü, yumuşak hatları, küçük çenesi ve çocuksu görüntüsüyle dikkat çekiyor. Tutankamon göz kalemiyle yüz hatlarını güçlendirmek makyaj yapıyordu. Tutankamon’un güçlü ve uzun üst dudağı, firavun hanedanının kalıtsal bir özelliği olarak kabul ediliyor.

tutface Firavun Tutankamon Tutankhamun

 



1 Firavun Tutankamon Tutankhamun
 
3 Firavun Tutankamon Tutankhamun

4 Firavun Tutankamon Tutankhamun

5 Firavun Tutankamon Tutankhamun

 

 

Yorumlar

Bu Yazıya 1 Yorum Yapılmış

  • Piramitler Nasıl Yapıldı | Bilinmeyenler 24.07.2013 Çar 10:12:56

    [...] Nasıl Yapıldı; Mısır firavunları teknolojinin olmadığı bir zamanda kendilerine muazzam mezarlar(piramitler) yaptırmışlardır. [...]

Yorum Yap

tarafından dağıtılmaktadır Adcash
tarafından dağıtılmaktadır Adcash
Bilinmeyenler-Haber>>Bu portalda kanuna aykırı hiç bir paylaşım yapılmamaktadır.
0,588 saniyede 48 sorgu yapıldı.