DUYURULAR

  • Sitemiz yeni tasarımıyla hizmete başlamıştır.
  • Site hız ve performans yönüyle modifiye edilmiştir.
  • Sitemizde yasadışı hiç bir paylaşım yapılmamaktadır.
  • İçerikler hakkında itirazlarınızı iletişim sayfamızdan bizlere iletin.
  • Site iletişim sayfasından siteyle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz. Tıkla
  • Bu siteye sizinde katkılarınızı bekliyoruz. ...
  • Sitemizdeki içerikler için lütfen seviyeli yorumlar yapın,
  • Küfürlü, hakeretli şekilde konuşanlar siteden banlanacaktır.
  • Anlayışınız için şimdiden teşekkürler.
Hot News
Anasayfa » Dinler » Habil ile Kabil masalı
Dinler 2009
habil

Habil ile Kabil masalı

Haber Tarihi: 18 Nisan, 2009,Cumartesi | | Kategorisi: Dinler

Kur’an’in Maide Suresi’nde Adem’in iki oglu ile ilgili bir masal’dan söz edilir. Tanri Muhammed’e: “Onlara, Adem’in iki oglunun kissasini gerçek olarak anlat …” diye seslenir ve hikayenin bazi yönlerini nakleder; söyle der: “Hani birer kurban takdim etmislerdi de birisinden kabul edilmis, digerinden ise kabul edilmemisti. Kabul edilmeyen: -‘Andolsun seni öldürecegim-‘ dedi. Digeri de: -‘Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder-‘ dedi. -‘Andolsun ki sen, öldürmek için bana elini uzatirsan, ben seni öldürmek için sana elimi uzatmam. Ben alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarim.

-Ben istiyorum ki sen, hem benim günahimi hem de kendi günahini yüklenip atese atilacaklardan olasin; zalimlerin cezasi iste budur-‘.

Nihayet nefsi onu, kardesini öldürmeye itti ve onu öldürdü; bu yüzden de kaybedenlerden oldu. ..” (K. Maide 27-31)

Kur’an’da yer alan sekliyle bu masal hakkinda fikir edinmek mümkün degildir. Adem’in iki oglu kimdir? Neden kurban takdim etmislerdir? Neden birisininki kabul edilmis de digerininki edilmemistir? Neden bu kardeslerden biri, digerini öldürmüstür? Ve bütün bunlarin Israilogullari ile ilgisi nedir? “Hem benim günahimi hem de kendi günahini yüklenip atese atilacaklardan olasin;” sözlerindeki “günah” nedir? Bunlar Kur’an’da yazili degil. Bundan dolayidir ki Kur’an yorumculari, hikayenin Tevrat’daki aslina ve Yahudi kaynaklarina basvurarak yukardaki ayet’leri anlasilir bir sekle sokmaga çalisirlar. Fakat onlarin anlasilir bir sekle sokmak istedikleri masal’in Tevrat’daki aslini bilmeden yine de bir fikir edinmek kolay degildir. Bu itibarla önce, Adem’in Kain ve Habil adindaki iki oglu ile ilgili olarak Tevrat’da yer alan masali kisaca özetlemek gerekir:

Tevrat’a göre Adem ile Havva’nin ardi ardina iki ogullari olur. Bunlardan birine Kain digerine de Habil adini verirler. Habil koyun çobani, Kain ise çiftçi olur (Tevrat/Tekvin, Bap 4: 1-3).

Günler geçtikten sonra Kain, topragin semeresinden Tanri’ya adak sunmak ister. Habil de, sürüsünün ilk doganlarindan ve yaglarindan Tanri’ya adak sunar. Fakat Tanri Habil’in adagini kabul ettigi halde Kain’inkini kabul etmez. Kain buna pek öfkelenir ve suratini asar. Tanri kendisine neden dolayi suratini astigini sorar ve sonra ögüt verir: “Eger iyi davranirsan o yükseltilmeyecek mi? ve eger iyi davranmazsan, günah kapida pusuya yatmistir, ve onun istedigi sensin” der. (Tedvrat/Tekvin, Bap 4: 6-7) .

Ve vaki olur ki Kain, muhtemelen kiskançlik yüzünden, Habil’i öldürür. Bunun üzerine Tanri, sanki olan bitenlerden haberi yokmus gibi, Kaine sorar: “Kardesin Habil nerede?”. Kain “Bilmiyorum” diye yanit verir. Tanri kendisine: “Ne yaptin? kardesinin kaninin sesi topraktan bana bagiriyor. Ve simdi sen toprak tarafindan lanet edildin; o toprak ki kardesinin kanini senin elinden almak icin agzini açti; topragi isledigin zaman artik sana kuvvetini vermiyecektir; yeryüzünde kaçak ve serseri olacaksin” der (Tevrat/Tekvin, Bap 4: 9-13). Kain Tanri’ya seslenir: “Cezam tasinamayacak derecede büyüktür. Iste bugün, topragin yüzü üzerinden beni kovdun; ve senin yüzünden gizli kalacagim, ve yeryüzünde kaçak ve serseri dolasacagim; ve vaki olacak ki, her kim beni bulursa, beni öldürecektir” (Tevrat/Tekvin, Bap 4:14-15)

Bunun üzerine Tanri, Kain’i öldürecek olanlardan öç alinacagini ilan eder, ve öldürülmesini önlemek için onun üzerine bir isaret koyar. Daha sonra Kain’in ogullari ve torunlari olur. Bu arada Adem, karisi ile yatar ve ondan bir oglu olur: adini Sit koyar. Böylece ölen oglu Habil yerine yeni bir ogul sahibi olmustur. Sit’in de ogullari olur. Bu suretle Adem zürriyeti olusmus olur (Tevrat/Tekvin, Bap 4: 16-26; Bap 5: 1 ve d.).

Tevrat’daki bu hikaye’yi Muhammed, Adem’in iki oglunun adlarini zikretmeden ve açikliga kavusturmadan Kur’an’a almis, Maide Suresi’nin 27 ila 32ci ayetlerine sigdirmistir. Ayrica da Abdullah Ibn-i Mes’ud’un rivayetine dayali bir hadis hükmü ile, yine anlasilmasi güç bir sonuca baglamistir. Kur’an yorumcularinin ve “Siyer”51 yazarlarinin (örnegin Ibn Ishak, Taberi, Beyzavi, Ibnü’l-Esir, vs… gibi ünlülerin) çesitli kaynaklardan yararlanarak açikliga kavusturmak istedikleri hikaye söyle:

Adem’in karisi Havva yirmi batinda kirk ikiz çocuk dogurur. Bu ikizlerin biri kiz digeri oglandir. Daha baska bir deyimle Adem’in ogullari hep birer kizkardes ile birlikte, ikiz olarak dogmuslardir. Bu oglan kardeslerden birinin adi Kabil, digerinin adi Habil’dir. Habil, Kabil’den iki yas küçüktür. Gerek Kabil ve gerek Habil, her ikisi de birer kiz kardesle birlikte ikiz olarak dogmuslardir. Kabil’in birlikte dogdugu kizkardesin adi Aklima, ve Habil’in kizkardesinin adi da Labüda’ dir.

Kabil 22 yasina Habil de 20 yasina bastiklarinda Tanri, her ne hikmetse, onlari birbirlerinin kizkardesleriyle evlendirmek ister ve Adem’e, bu ikizlerden herbirisinin kizini digerinin erkegiyle çiftlestirmesini vahyeder. Bu emir geregince Kabil ve Habil, digerinin ikiz kizkardesiyle evleneceklerdir. Yani Kabil, Habil’in ikiz kizkardesini, Habil’ de Kabil’in ikiz kizkardesini alacaklardir. Ancak ne var ki Kabil’in ikizi olan kiz kardes, yani Aklima, Habil’in ikizi olan kizkardesden, yani Labüda’dan çok daha güzeldir. Bu nedenle Kabil mizikçilik yapar ve güzel olan kendi ikiz kizkardesiyle evlenmek ister. Fakat Adem bunun dogru bir sey olmadigini, ve çünkü ayni karindan ayni zamanda dogmus ikiz iki kardesin, birbirleriyle evlenmelerinin gayri mesru sayilacagini bildirir. Ancak ne var ki Kabil’i ikna edemez; edemeyince aklina bir çözüm sekli gelir ki o da su: Kabil ile Habil, Kabil’in karin ve kizkardesi olan Aklima hakkinda birer kurban takdim edecekler ve bunlardan hangisinin kurbani kabul edilecek olursa Aklima’yi o alacaktir. Bu çözüm sekli üzerinde Kabil ve Habil anlasirlar; bunun üzerine her ikisi de birer kurban takdim ederler. Fakat gökten inen bir ates parçasi Habil’in kurbanini yakar. Böylece Tanri, Habil’in kurbanini kabul etmis, buna karsilik Kabil’in kurbanini kabul etmedigini bildirmistir. Bu durumda Kabil’in ikiz kizkardesi olan güzel Aklima, Habil’in olacaktir 52. Ancak ne var ki Kabil buna razi olmaz. Öfke ve kiskançliga kapilarak Habil’e: “Andolsun seni öldürecegim” der (K. Maide Suresi, ayet: 27). Onun bu tehdidi üzerine Habil: “Allah ancak takva sahiplerinden (kurban) kabul eder” der. “Takva” demek Tanri’dan korkup onun emirlerini yerine getirmek anlamina geldigi icin bu sözleriyle Kabil’i, Tanri’ya itaatsizlikle suçlamis olur. Fakat bununla kalmaz bir de sunu ekler: “Andolsun ki sen, öldürmek için bana elini uzatsan (bile), ben sana, öldürmek için el uzatacak degilim. Ben Alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarim. Ben istiyorum ki sen, hem benim günahimi hem de kendi günahini yüklenip atese atilacaklardan olasin; zalimlerin cezasi iste budur” (K. Maide Suresi, ayet: 28-29)

Bu sözler Kabil’i öylesine hiddetlendirir ki, nefsini yenemeyerek bir vurusta kardesi Habil’i öldürür. Kur’an’da söyle yazili: “Nihayet nefsi onu, kardesini öldürmeye itti ve onu öldürdü; bu yüzden de kaybedenlerden oldu” (K. Maide 30)

Islam kaynaklarinin söylemesine göre Habil, güya ilk ölen insandir. Bundan dolayidir ki Kabil, kardesinin ölü cesedini ne yapacagini bilemez; cesedi topraga gömmek fikri de aklina gelmez. Bununla beraber kuslar ve yirtici hayvanlar tarafindan yenmesini istemedigi için cesedi bir torbaya koyar ve bir yil, boyunca sirtindan tasir. Fakat günlerden bir gün yeri eseleyen bir karga görür. Muhammed’in söylemesine göre, yeri eseleyen bu kargayi Tanri göndermistir. [Bazi yorumcularin ifadesine göre Kabil, iki karganin birbirleriyle didistiklerine, ve bunlardan birinin digerini öldürdügüne, öldürdükten sonra onu torpaga gömdügüne tanik olmustur] Tanri güya kardesinin cesedini nasil gömecegini Kabil’e göstermek için bunu yapmistir. Kabil karganin yaptigini görmekle kendi kendine: “Yaziklar olsun bana! Su karga kadar da olamadim mi ki, kardesimin cesedini gömeyim” der, ve sirtinda tasimakta oldugu cesedi orada bir yere gömer. Bu husus Kur’an’da söyle yazili: “Derken Allah, kardesinin cesedini nasil gömecegini ona (Kabil’e) göstermek için yeri eseleyen bir karga gönderdi. (Katil kardes) :-‘Yaziklar olsun bana! Su karga kadar da olamadim mi ki, kardesimin cesedini gömeyim’- dedi, ve ettigine yananlardan oldu” (K. Maide 31) 53

Kur’an yorumcularina göre bu hikaye, insanin nefsine ve özellikle kiskançlik duygularina boyun egmesinin sonuçlarini göstermek bakimindan önemlidir. Ancak ne var ki bunu söylerlerken kisi’yi “iyi” ve “kötü” yola sürükleyenin ve “saptiranin” Tanri olduguna dair Kur’an’da yer alan hükümleri göz ardi ederler. Öte yandan yukardaki hikaye’de Tanri’nin, ayni anadan dogan kardesleri birbirleriyle evlendirmesi için vahy indirmesini de dogal karsilarlar. Bütün bunlar bir yana fakat Kabil’in, ille de kendi kizkardesi ile evlenmek istemesi üzerine Adem’in, onu ikna yoluna gitmeyip, iki kardesi kurban keserek sonuç elde etmege çalismasinin da pek yerinde bir sey olmadigindan habersiz görünürler.

Bu Konu İle İlgili Diğer İçerikler

468x60 REKLAM ALANI
Yorum Saysısı 3 Yorum
Sizinde bir katkınız olsun

  1. Çizo diyor ki:

    Harika
    :-)

    • Tevrat dan alinti yaparken birebir aktarıyor.islamdan yaparken güya, muhammed ( s.a.v) soylemesine göre vs vs.bu sitede tek bilinmeyen bunlari yayınlayan ve yazanin kanı bozuk olduğu.ikinci bilinmeyen de kanının ne kadar bozuk olduğu.gavurun biri adı ustunde bir teori sunar,bizim İçimizdeki kanı bozuklar din gibi inanır, Allah c.c insanlara din gonderir teori gözüyle bakarlar. Nerenin malısınız siz merak ettim?güya! sizin beyniniz var ve sitenin demesine göre!bilinmeyenler bilir oldu…

  2. Yener diyor ki:

    Başka yazılarınızda daha farklı bir durum ortaya çıksa da bu yazınızda Kur’an hükümlerini hafife aldığınızı görüyorum. Allah’ı eleştirmek pozitivist felsefenin modasıdır. Kur’an da olaylar çok özet olarak anlatılır. Herkes üzerine düşeni alır. Yani imansız imansızlığını güçlendirir. İnanan da imanını belliki siz de üzerinize düşen ne ise onu alıyorsunuz. Bilim ve insanlık daha insan gerçeğinin sırrına erememişken ne yazık ki bir kısım aklı evveller yaratıcıyı sorguluyor. Diğer yazılarınızı dikkate alarak sakınmanızı tavsiye ederim. Saygılarımla

Yorum Durumu: 3 Yorum
Sizinde bir katkınız olsun

Buraya Yorum Bırakabilirsiniz

XHTML: Kullanabileceğiniz Kod Etiketleri: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>