DUYURULAR

  • Sitemiz yeni tasarımıyla hizmete başlamıştır.
  • Site hız ve performans yönüyle modifiye edilmiştir.
  • Sitemizde yasadışı hiç bir paylaşım yapılmamaktadır.
  • İçerikler hakkında itirazlarınızı iletişim sayfamızdan bizlere iletin.
  • Site iletişim sayfasından siteyle ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz. Tıkla
  • Bu siteye sizinde katkılarınızı bekliyoruz. ...
  • Sitemizdeki içerikler için lütfen seviyeli yorumlar yapın,
  • Küfürlü, hakeretli şekilde konuşanlar siteden banlanacaktır.
  • Anlayışınız için şimdiden teşekkürler.
Hot News
Anasayfa » Dinler » Hakla Batılın Bitmeyen Savaşı
Dinler 2016
Hz. Musa’nın Sihirbazlarla Karşılaşması

Hakla Batılın Bitmeyen Savaşı

Haber Tarihi: 21 Şubat, 2016,Pazar | | Kategorisi: Dinler, Kültür

Geçmişte olduğu gibi hak ile batılın, mazlum ile zalimin, kötü ile iyinin savaşı hiç bitmedi ve hiç bitmeyecek. Ne hikmetse savaşın merkezi hep ortadoğu oldu. Peygamberlerde firavunlarda hep bu bölgeden çıktı. Hak peygamberler Son Peygamberimiz Hz. Muhammed (A.S.) ile sona erdi fakat firavunların sonu gelmeyecek gibi gözüküyor.

Günümüzde, batıl taraf yine bölgeye nifak tohumları sokup, müslümanı müslümana, mazlumu kalleşe kırdırmak için elinden ne geliyorsa yapıyor. Bu bölgede kan, göz yaşı bu firavunların ve emrindeki sihirbazların yardımıyla bitecek gibi görünmüyor. Arkasına askeri, teknik, mali olarak her türlü desteği arkasına alan günümüz firavunları bir takım sihirbazlar türeterek, bu sihirbazları  maşa, piyon olarak kullanıp bölgede bir yıkım gerçekleştiriyor.  Malum örgütler. Siz IŞID deyin öbürü PYD, öbürü PKK, öbürü ypg desin bunların hepsi bu malum firavunların sihirbazları.

Bu ortadoğulu halklar o kadar safız ki, malesef medya bize ne empoze ederse biz ona inanıyoruz. Olansa bölgenin mazlum halklarına oluyor. İnsan hakları, demokrasi, eşitlik temelleri üzerine kurulduğu iddia edilen batı medeniyeti, doğu medeniyetinin yerinden yurdundan edilen insanlarına, evinde beslediği evcil hayvanı kadar değer vermediğini görüyoruz.

“Arifin zikri neyse fikri de odur misali” batı düşman olarak gördüğü islam coğrafyasını şimdi daha da parçalamak için elinden gelen her türlü sihirbazlığı, dalaveriliği yapıyor. Dünya savaşlarıyla kafasına göre böldüğü bu coğrafyayı şimdide şii, müslüman, kürt, türkmen vb. bir o kadar daha bölerek bölgeyi yine kendine göre parçalıyor, yok ediyor. Maalesef durum özet olarak bu.  Hz. Musa’nın sihirbazlarla yaptığı mücadele bu kapsamda hatırlamakta fayda var.

Hz. Musa kardeşi Harun ile Firavun’un huzuruna çıkıp Yahudileri kendisi ile beraber gitmesi için serbest bırakmasını ister. Ancak Yahudiler yapı ve inşa işlerindeki büyük iş gücünü oluşturuyor olması bunun yanı sıra çok değerli taş ve inşaat ustalarına sahip olmaları yüzünden firavun bu isteği kabul etmez.

Bunun üzerine Hz. Musa mucizelerini gösterir. Saray erkanı ve Firavunun danışmanları bunun bir sihir olduğuna kara verirlerve Firavuna Mısır Sihirbazlarını toplayıp Musa ile karşılaşma yaptırmasını tavsiye ederler. Musa bu maçı kabul eder.

Zaman olarak Mısırlıların Süs Bayramı denilen günü ve yer olarak Firavun Saray’ının önü kararlaştırılır ve halk da bu karşılaşmayı izlemeye davet edilir. Firavun Mısır’ın her yerine haberciler yollayarak bütün Mısır’daki bilgili sihirbazları bu karşılaşmaya çağırır.

Bu çağrı karşısında bütün Mısır’ın en elit sihirbazları belirtilen gün ve yerde hazır bulundular. Firavun, Kodamanları, Sihirbazlar, Hz. Musa ve Hz. Harun halkın önünde toplandılar.

Sihirbazlar Hz. Musa ve Hz. Harun’a “Önce siz mi hünerlerinizi göstereceksiniz yoksa önce biz mi hünerleremizi gösterelim?” diye sorarlar ve cevap “önce siz ortaya atacaklarınızı atın” olur. Bunun üzerine bu mahir sihirbazlar oyunlarını sırayla yaparlar ve ortaya çıkarttıkları objeleri ortaya yere atarlar.

Hz. Musa sihirbazların oyunları karşısında gerçekten çok etkilenmiş ve gördükleri yüzünden yenilmekten bile korkmuştu, ancak o sırada kendisine gelen bir vahiyle rahatlamış ve asasını yere atmıştı. Yere düşen asa hemen bir yılana dönüşmüş ve sihirbazların oyunları ile ortaya attıkları objeleri yutmuştu. Hemen ardından elini koynuna sokup çıkartmış ve kolunun nur ile parlamasını sihirbazlara göstermişti.

Bu iki mucizeyi gören sihirbazlar, bunların hileli bir sihir oyunu olamayacağını hemen anlarlar ve hepsi birden yere kapanarak “Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik” derler. Firavun önünde cereyan eden bu sahne üzerine sinirlenerek “Benim iznim olmadan bir başka tanrıya iman edemezseniz.” diye çıkışır.

Bunun sonrasında Firavun sihirbazlara yaptıkları hareketten dönmezlerse çok ağır cezalandırıcaklarını söyler, Firavunun yanındakilerde Musa’nın bu sihirbazların hocası/ustası olduğunu ve bu sayede onların saygılarına nail olduğunu düşündüklerini söylerler.

Sihirbazlar hiçbir söz ya da cezaya boyun eğmeyeceklerini söylerler. Firavun emriyle sihirbazların elleri ve ayakları çaprazlamasına kesilmesiyle hepsi acılar içinde kan kaybından ölürler ancak infazlar başladıktan sonra bile hiçbirisi imanından dönmezler.

Bu karşılaşma da büyük bir yenilgiye uğrayan Firavun baştan verdiği “eğer yene Musa olursa Yahudileri götürebileceği” sözündan cayar ve onları serbest bırakmaz. Bunun üzerine Mısır’ın ünlü felaketleri yaşanmaya başlanır.

Hak ve batılın bu savaşı bu anektotta anlatıldığı gibi hep yaşanacak, Ama kısa vade de batıl kazanmış gözükebilir fakat; bu mücadelede bu halkların yanında olan hakkın izniyle kazanan; davasında haklı olan olacaktır.

Bu Konu İle İlgili Diğer İçerikler

468x60 REKLAM ALANI
Yorum Durumu: Yorum Yok
Sizinde bir katkınız olsun

Buraya Yorum Bırakabilirsiniz

XHTML: Kullanabileceğiniz Kod Etiketleri: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>