Ergenekon nedir?
Kısaca "Gladio" diye bilinmektedir. Her ülkede farklı isimle bilinmektedir Türkiye için Ergenekon genel olarak Gladio dur. ‘Ergenekon’ kavramı, ilk olarak Can Dündar ve Celal Kazdağlı'nın, Show TV’de yaptığı ‘40 dakika’ adlı programın devletin içindeki yasadışı yapılanmaların tartışıldığı 7 Ocak 1997 tarihli bölümünde dile getirilmiştir. Programın konuklarından Erol Mütercimler, Ergenekon'u 12 Mart döneminde işkenceli sorguların yapıldığı ve kontrgerilla kadrolarının ilk kez ortaya çıktığı Ziverbey Köşkü'nün komutanı olarak tanınan ve 1991 yılında bir Dev-Sol militanı tarafından öldürülen emekli Tümgeneral Memduh Ünlütürk’ten duyduğu ifade etmiştir. Mütercimler, Ünlütürk'ün kendisinin de bu örgütün üyesi olduğunu ve Ergenekon'un Genelkurmay'ın da hükümetlerin de bürokrasinin de herkesin üzerinde bir örgüt olduğunu 27 Mayıs darbesinden sonra CIA, Pentagon tarafından kurdurulduğunu ve Ergenekon'u araştırdığında içinde subaylar, emniyetçiler, profesörler ve gazetecilerin yer aldığını gördüğünü çete denilen küçük birimlerin Ergenekon adlı üst örgüte bağlı olan tetikçiler olduğunu söylemiştir. Ergenekon'un Eşref Bitlis, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı cinayetlerinde parmağı olduğunu Özal suikastı'nı Ergenekon'un gerçekleştirdiğini ifade etmiştir... [4][5][6]Erol Mütercimler 1 Temmuz 2008'de Ergenekon kapsamında gözaltına alınmıştır. Savcılık ifadesinde Ergenekon'un 12 Eylül 1980'den sonra dağıldığını, örgüt hakkında hiç bir yazılı belge bulunmadığını ve her şeyin imha edildiğini söylemiştir. Davada silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan tutuksuz yargılanan Mütecimler hakkında iddianamede Ergenekon'un gizli yapılanmasını en iyi bilen ve Türkiye’de bu örgütün adını deşifre eden kişi olmasına rağmen, beyanlarında Ergenekon'un aktif olmadığını söyleyerek örgütün varlığını gizlemeye çalıştığı ve bilgisayarında Ergenekon yapılanmasını ayrıntılı olarak anlatan uzun bir yazı çıktığı iddiaları yer aldı.

Tuncay Güney'in iddialarına göre ise Ergenekon, Kuzey Kıbrıs'ta Türk Mukavemet Teşkilatı içerisinde asker ve sivil üyelerin bulunduğu bir cunta olarak kuruldu. NATO'nun komünizm ile mücadele zamanında kurulan Ergenekon, Kıbrıs harekatından sonra Veli Küçük'ün de aralarında bulunduğu 12 kişilik yönetici üyeden oluşan ayrı bir grup olarak olarak devam etti.[7] KKTC'nin kurucu cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise Ergenekon'un Türk Mukavemet Teşkilatı ile bağlantısı olduğu iddialarını yalanlamaktadır.[8] [9]

Ergenekon hakkında yazılmış ilk kitabın sahibi Can Dündar, kitabında sözünü ettiği Ergenekon'un NATO ülkelerinde, komünizme karşı kurulan teşkilatların Türkiye ayağı olarak kurulduğunu belirtmiştir. Kitabında Özel Harp Dairesi’nin bir Amerikan askeri yardım kuruluşu bünyesinde komandolarla birlikte çalıştığına ilişkin Ecevit‘in ifadesinin yer aldığını ancak günümüzdeki Ergenekon sanıklarının çoğunun Amerikan değil Rusya yanlısı ulusalcılar olduğunu söylemiştir.[10] Rusya'daki Kommersant gazetesi de davanın başladığı gün yayınladığı bir haberde "Türkiye’deki iktidara karşı darbe girişiminin beyni Moskova’daymış. Üç Türk savcı, darbecilerin fikir babasının Birlik Rusya Partisi’nin ideoloğu Aleksandr Dugin olduğu görüşünde" ifadesini kullanmıştır. Avrasya siyasi hareketi lideri de olan Dugin ise, Ergenekon sanıklarının "Türkiye’nin ABD yanlısı politikaları terk edip, Rusya ile yakınlaşmasını istemekle suçlandığını iddia etmiştir.[11]

Ergenekon operasyonu hakkında üç tane çok satan kitap yazan[12] Şamil Tayyar ise dava konusu olan Ergenekon'un Can Dündar'ın tanımına uymadığını ve Susurluk'un derin devletin sağ kanadı, ulusalcı-Kemalist yapısıyla da Ergenekon'un derin devletin sol kanadı olduğunu öne sürmektedir.[13]

İsim

Ergenekon Operasyonu sırasında bazı çevrelerce Ergenekon'un savcıların operasyona verdikleri bir isim olduğu iddia edilmiş ve bir Türk destanı olan Ergenekon'un bir silahlı örgüt soruşturmasıyla yan yan anılması milliyetçi çevrelerde rahatsızlık yaratmıştır.[14] Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin Ergenekon'un örgüt mensubu olduğu iddia edilen kişilerin kendilerinin verdiği bir isim olduğunu açıklamıştır.[15] Örgüte neden Ergenekon ismi verildiği konusunda farklı görüşler ortaya atılmıştır. Örgütün adının önce Türklerin Ergenekon ovasından yeniden türeyişinin anlatıldığı destandan aldığı söylenmiştir. İddianameyle beraber Agarta efsanesinden söz edilmeye başlanmıştır. Bir iddiaya göre ise Ergenekon, Veli Küçük'ün bir dönem komutanlığını yapan albay Necabettin Ergenekon'dan ismini almıştır. Necabettin Ergenekon ise bu iddialar hakkında "Böyle müptezel, vatan haini bir örgüte adım verilemez. Hem benim, hem de Türklerin en önemli destanının adını kirlettiler. Haklarında dava açacağım." diyerek tepki göstermiştir. Gerçek soyadı Baltacı olan 1926 Erzurum doğumlu Necabettin Ergenekon, gençliğinde Ergenekon ve Oğuz Kağan Destanı hayranı olarak yetimiş, üsteğmenliği döneminde, kendisiyle aynı soyadı taşıyan ve hiç sevmediği bir insanla sürekli karıştırıldığı için mahkemeye başvurarak soyadını Ergenekon olarak değiştirmiştir.[16]

Tuncay Güney, 32. Gün programında Ergenekon'un adını, Ergenekon soruşturması nedeniyle tutuklu olan paşalardan birinin, soyadı 'Ergenekon' olan bir hocasından aldığını ve Ergenekon ismi de bu hocaya saygı çerçevesinde seçildiğini söylemiştir. Güney, bu paşanın 1978-1979 yıllarında paşalık yaptığını ve böbrek yetmezliğinden öldüğünü de belirtmiştir. 32. gün ekibinin Güney'in ifadelerinen hareketle yaptığı araştırmada o dönem Ergenekon soyadlı hiçbir paşaya rastlanmamış ancak akıllara toplantılara ‘Albay Ergenekon’ kod adıyla katıldığı bilinen ve böbrek yetmezliğinden ölen eski Genelkurmay 2. Başkanı Turgut Sunalp gelmiştir.
Yapılanma

Operasyonlarda bazı sanıklardan ele geçirilen belgelerde Ergenekon'un, örgütün başkanına doğrudan bağlı olan 4 daire komutanlığı ile iki sivil başkanlıktan oluştuğu yazılmaktadır:

1. Ergenekon Başkanlığı
2. İstihbarat Dairesi Komutanlığı
3. İstihbarat Analiz ve Değerlendirme Dairesi Komutanlığı
4. Operasyon Dairesi Komutanlığı
5. Finansman Daire Başkanlığı (Sivil)
6. Örgüt içi Araştırma Dairesi Komutanlığı
7. Teori Tasarım ve Plânlama Dairesi Başkanlığı (Sivil)

İddianamede, yukarıdaki birimlerden yalnızca Teori Tasarım ve Plânlama Dairesi Başkanlığı'nın hiyerarşik yapısı deşifre edilebildiği ve bu başkanlığın yapısının aşağıdaki gibi olduğu belirtiliyor.

* Gizli ve sivil yapılanma arasında koordinasyonu sağlayan köprü personel: Veli Küçük ve Muzaffer Tekin.
* Lobi yöneticileri: M. Zekeriya Öztürk, Kemal Kerinçsiz, İsmail Yıldız ve Erkut Ersoy.
* Sivil Toplum Örgütleri Sorumlusu: Sevgi Erenerol. (yardımcısı) Kemal Kerinçsiz.
* Teori Senaryo, Kara Propaganda ve Dezenformasyon Departmanı Sorumlusu: Doğu Perinçek.
* Mafya Yapılanması Sorumlusu: Veli Küçük. Muzaffer Tekin (yardımcısı)
* İrtibat kurulan yeraltı dünyası isimleri: Ali Yasak, Sami Hoştan, Semih Tufan Gülaltay ve Sedat Peker.
* Terör örgütleri sorumlusu: Veli Küçük ve Doğu Perinçek.
* Üniversite yapılanması: Kemal Yalçın Alemdaroğlu, Emin Gürses, Habib Ümit Sayın
* Araştırma ve Bilgi Toplama Departmanı Sorumlusu: Mehmet Zekeriya Öztürk.
* Hukuk departmanı sorumlusu: Kemal Kerinçsiz, Fuat Turgut ve Nusret Senem.

Savcılık iddianamesinde örgütün yöneticileri olarak gösterilen Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Cumhuriyet Gazetesi başyazarı İlhan Selçuk, İstanbul Üniversitesi eski rektörü Kemal Alemdaroğlu, İşçi Partisi genel başkanı Doğu Perinçek, Emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ve Türk Ortodoks Patrikhanesi basın sözcüsü Sevgi Erenerol Türk Ceza Kanunu'na göre yalnız kendi işlediği suçlardan değil örgütün gerçekleştirdiği bütün eylemlerden yargılanacaklar

Kaynak Wikipedia.org -

Hits smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon

Bu konu ile ilgili en son haberler

  • Dur Yolcu Mehmetçik Anıtı
  • 89 kiloluk yayınbalığı
  • Bu konu ile ilgili en eski haberler

  • Nabucco projesi Gerçekmi oluyor?
  • Karadeniz'de petrol
  • Petrol bulduk.
  • 10 milyon yıllık kuş fosili bulundu !
  • Kuraklığa Türk tozuyla çözüm
  •